Bulunduğumuz dönemde hepimiz çok özel bir ruhsal ilerleyişi paylaşıyoruz. Yaşadığımız çağ, bireysel farkındalıkların yükseldiği, şifa ve dönüşüm kapılarının bizler için bir bir aralandığı ve elbette en önemlisi kitlesel olarak da birlik duygusunun yükseldiği özel bir çağ. Bu yoldaki ilerleyişimizi destekleyen pek çok uygulama, çalışma ve öğretiden eskiye nazaran daha fazla faydalanabiliyoruz. Bu yazıda özellikle bioenerji teknikleri ve enerji terapileri uygulamalarının yaşam planımızda bize nasıl bir katkı sunabileceğine değineceğim.
Reiki, günümüzde şifa enerjisi denildiğinde, bu konuya dair fikri olmayanların bile aklına gelebilecek bir kavram. Kadim bir öğreti olması ve dünya genelinde yaygın olması bu durumu destekleyen faktörlerden. Bir de çağımızın temel dinamiklerinden biri olan, kişisel farkındalık çerçevesinde dönüşüm gerçekleştirme ve öze inme arayışı insanların reiki ile tanışmalarına vesile oluyor. Bu yazımda “Usui Reiki” sisteminin günümüzde halen neden iyi bir araç olduğundan bahsedeceğim.
Usui Reiki mi, Kundalini Reiki mi? Bu soru, özellikle ilk defa bu tarz bir enerji sistemine uyumlanmak isteyen öğrenci adaylarında denk gelebileceğimiz ve “Hangisi ile başlamak daha doğru / uygun / vb.” şeklinde çeşitlenmeye devam eden bir soru. Bu yazıda Usui Reiki ve Kundalini Reiki için ufak bir incelemede bulunup, karar verme aşamasına katkı sağlaması adına ufak bir karşılaştırma yapacağım.
Herkese merhabalar. KEŞM Günlükleri yazı dizimizin bu yazısında enerji uyumlamaları konusuna değinmek istiyorum. Şifa / Dengeleme ve Konu / Dinamik odağındaki uyumlamalı enerji sistemlerinde hangi unsurlar uygulayıcı için farklılık oluşturabilir? Özellikle konu odaklı sistemlerde enerji sistemi bir uygulayıcıda daha verimli çalışabilirken neden bir başkasında verimli kullanılamıyor? Bu durumu tezahür ettiren olaylarda hangi etkenler söz konusu olabilmektedir? KEŞM (Kolaylaştırıcı Ezoterik Şifa Metodu) ile yaptığımız çalışmalar çerçevesinde bu sorulara cevap ararken, ayrıca enerji...
Herkese merhabalar. Sevgili kızımızın doğumu vesilesiyle sizlerle paylaşmak istediklerimizi biraz öteledik. Hatta bu yazı, yazmayı açıkçası planlamadığım bir yazıydı ama dün bir öğrencimin benimle paylaştığı bir gönderi vesilesiyle bu konuya kendimizce bir açıklık getirmek istedik. Hatta önce, sadece bir instagram gönderisi yaparak bir şeyler yazayım istemiştim ama bu yazı vesilesiyle değineceğim birkaç konu daha olacak. Öncelikli ele alacağım konular, “Reiki kanalları kirlendi mi? Reiki kanallarında in, cin, peri mi var, kullanana ataç mı olur? Uyumlamalı enerji sistemleri, kullanmak ve...
Herkese merhabalar. Temelde insanların reiki gibi pratiklere çekilmesi, kendi yaşamlarında bazı şeyleri dönüştürme arzusundan ortaya çıkmaktadır. Elbette biraz da günümüzün maddesel bakış açısı, kişilerin bu pratiklere geçerken bir fayda hesabı yapmasına vesile olabilmektedir. İnsanlar ister ki aldıkları eğitimle mucizevi bir şekilde, başlangıç noktasındaki o dengesizliği hızlıca dönüştürüp yaşamlarını evirebilsin. Bu sefer de karşımıza günümüz gerçekliğinin bir yansıması olan “Sabırsızlık” sorunu ortaya çıkıyor. Peki reiki sistemleri ile ne kadar süre çalışırsak bir sonuç alabiliriz?...