Skip to main content

Adres

Fatih Sultan Mehmet Mah.
Mehmet Sadık Efe Sok.
No:2c1/3 Kartepe - Kocaeli

Çalışma Saatleri

Pazartesi – Cuma
10:00  –  18:00
Cumartesi - Pazar
12:00   –  16:00

Bize Yaz

Reiki Enerjileri ile Stres Yönetimi Yolları: Akademik Araştırmalar ve Deneyimler

Taner Tözün
1489

Yaşadığımız dönemin dinamikleri o kadar hızlı değişiyor ki ayak uydurmak, değişimin kendisi olabilmek ve bu sırada kendi varlığımızın bütünlüğünü de koruyabilmek biraz daha zorlaşıyor. Özellikle büyük şehirlerde yaşayan insanlar, ister istemez gün içerisinde kendisini aşırı yoğun bir tempo içerisinde bulabiliyor. Elbette bu yoğun tempo, direkt olarak insana stres – kaygı – endişe olarak dönmüyor; ama kişide başlayabilecek en küçük bir enerji dengesizliği, kartopundan çığa dönüşen bir süreci başlatabiliyor. Bu noktada kişisel farkındalığımız ve bu farkındalığı bir eyleme dökebilmemiz önemli.

Peki, Reiki ve enerji terapileri gerçekten stresi dönüştürmenize katkı sağlayabilir mi?

Bu sorunun cevabını bu sefer sadece kendi deneyimlerimle değil, dünyada akademik olarak reiki ve stres üzerine yapılmış çalışmaları da dahil ederek inceleyeceğiz.

On yılı aşkın süredir insanlarla, özellikle “Holistik Şifa” metodumuzla çakra dengeleme üzerine çalışmalar gerçekleştiriyorum. Kişideki her bir çakra, farklı duygusal ve zihinsel dinamiklerle ilişkilendirilmektedir. (Geçmiş yıllarda çakralar üzerine yazdığım yazıları sitemizin blog bölümünde bulup okuyabilirsiniz.) Çakraları dengede olan bir kişinin, duygusal ve zihinsel olarak stabil, dengeli ve yaşamda karşısına gelen zorluklarda, seçimlerde aklı selim ve dönüşüm odaklı hareket etmeye meyilli olduğunu söyleyebilirim. Çakralarda dengesizlikler baş gösterdiğinde bu meyil, duygusal ve zihinsel dengesiz yönlere kaymaya başlar ve haliyle bu enerjisel dengesizlik durumu kişinin yolculuğuna dolaylı veya direkt etki eder.

Stres, endişe, kaygı gibi unsurlar da aslında bu enerjisel dengesizliklerin kişi üzerindeki yansımasıdır diyebiliriz. Özellikle karın çakramız ve üçüncü göz çakramız bu dinamiklerle bağlantılıdır. Kişi tekrardan kendi enerjisini dengeli bir duruma getirebildiğinde duygusal olarak ferahlaması, zihinsel olarak daha berrak bir bakış açısına sahip olması söz konusu olabilmektedir.

Her bir insanın da kendisine özel bir yaşam planı olduğu için burada yine göreceli bir durum ortaya çıkıyor. Benzer enerjisel ve çakra dengesizliği yaşayan iki insanı ele aldığımızda, aynı çalışma disiplini, A kişisinde 4 çalışmada etki göstermeye başlarken B kişisinde 8 çalışmada etki gösterebilir. İnsanın enerji alanı bir buzdağı gibidir; çakralar da aslında buzdağının görünen kısmıdır. Kişi, ruhsal potansiyelinde çok farklı dinamiklere sahip olduğu için kendi tekâmülüne uygun bir yol planında ilerler ve bu sebeple dünya okulunda bir olayı / durumu deneyimleme motivasyonu başkalarına göre çok farklı olabilir.

Akademik araştırmaları da incelediğim zaman aslında bu tür metotlarla çalışma yapmanın zorluğunu onların da yaşadığını gördüm. Yapılan araştırmaların çoğunluğu RCT (Randomize Kontrollü Çalışma – RKÇ) şeklinde yapılmış. Bu çalışmalarda katılımcılar en az iki veya daha fazla gruba ayrılır; bir grup gerçekten reiki çalışması alırken bir grup ya almaz ya da sahte bir uygulamaya maruz bırakılır. Buradaki amaç, yapılan araştırmada uygulama gerçekten işlevli mi yoksa plasebo mu, ayırt edilmeye çalışılır. Bu şekilde çalışma disiplinini önemli makaleler yayınlayan dergilerin sevdiğini söyleyebilirim.

Yine de Reiki ve enerji sistemleri ile çalışma neticelerini bilimsel olarak ölçebilmek zor. Bu yazı için makaleleri araştırırken biraz bilimin bu çalıştığımız alanla alakalı yaşadığı zorlukları da araştırdım. Örneğin daha fiziksel araştırmalarda katılımcılara bir hap verildiğinde birine gerçek hap, birine içi boş hap kapsülü verilerek gruplardaki katılımcılar, hangi grupta olduğunu fark etmeyebilirken, Reiki’de dokunma ya da niyet yoluyla enerji akışı deneyimi söz konusu olduğu için “Çift Körleme” tabiri biraz geçersiz kalıyor. Örneklem grupları da sonuç istatistikleri bakımından diğer araştırma konularına göre ufak kalıyor, bu da haliyle daha net, genellenebilir bir sonuca varma konusunda engel oluşturuyor. Yine gördüğüm önemli noktalardan biri, yapılan çalışmalarda ne kadar benzer hastalıklara sahip insanları gruplandırmaya çalışsalar da heterojenlik fazla olduğu için, ortalama ifade edilen sonuç ile grup içindeki kişinin aldığı fayda fark edebilmekte. Bu sebeple de sonuç bulgularını bilim, henüz “kanıtlanmış gerçek” olarak ele alamıyor; ama “belirli koşullarda gözlenen eğilim” olarak, kişiden kişiye göre değişebilecek ama yine de plasebodan sıyrılmış bir şekilde kişinin katkı alabileceği bir çalışma olarak değerlendiriyor. Elbette bu akademik araştırmalar, Reiki ile çalışan bizler için güzel gelişmeyi ifade ediyor.

Şimdi reiki enerjileri ile stres yönetimini inceleyelim. Size bazı pratiklerden bahsetmeden evvel önce yine güncel bazı araştırmalara değinmek istiyorum:

Tıbbi İşlemler Öncesi Oluşan Kaygılar

2024 yılında BMC Palliative Care dergisinde yayımlanan ve 13 randomize kontrollü çalışmayı (824 katılımcı) bir araya getiren bir meta-analiz, Reiki uygulamasının özellikle kronik bir rahatsızlığı olan bireylerde ve genel yetişkin popülasyonda kaygı düzeyinde anlamlı bir azalmaya işaret ettiğini bildirdi [1]. Aynı derlemede bu etkinin ameliyat öncesi hastalarda ve kanser hastalarındaki ölüm kaygısında daha tutarsız seyrettiği de ayrıca not düşülmüş; yani yanıt, kişinin içinde bulunduğu duruma göre değişkenlik gösterebiliyor. Daha yakın tarihli, henüz erken erişimde olan bir perioperatif meta-analiz ise ameliyat öncesi kaygı üzerinde benzer yönde bir bulgu paylaşıyor [2].

Şimdi aynaya dönüp baktığımızda en küçük bir doktor ziyaretimizde bile stres hissedebilmemiz olağan bir insani duygu. Elbette büyük bir operasyon öncesi daha rahat ve tevekkülde hissedebilmemiz adına reiki enerjileri ile çalışmak iyi bir fikir olduğu kadar, ufak bir kontrol için gittiğimizde de biraz merkezlenmek için reiki enerjilerini kullanabiliriz.

Ağrı Algısını Hafifletme

Reiki'nin ağrı algısı üzerindeki etkisini inceleyen birkaç ayrı derleme mevcut. Perioperatif dönemde yapılan bir meta-analiz, ameliyat sonrası 24 saat ve ötesinde ağrı düzeyinde olumlu bir seyir bildirmiş [2]; palyatif bakımda kanser ağrısı üzerine yapılan bir sistematik derleme ise Reiki'nin özellikle ilaç tedavisine ek olarak uygulandığında daha belirgin fayda gösterdiğini aktarıyor [3]. Sezaryen sonrası ağrı üzerine yapılan bir başka meta-analiz de istatistiksel olarak anlamlı bir azalma bulmuş; ancak çalışmanın kendi yazarları bu bulgunun yüksek yanlılık riski taşıyan bir kanıt havuzuna dayandığını özellikle belirtmiş [4] — bu da alanın henüz olgunlaşmakta olan bir araştırma zemini üzerinde durduğunu gösteriyor.

Bir yandan bugüne kadar yaptığım çalışmaları düşündüğümde, plasebo olarak değerlendirilemeyecek kadar olumlu geri dönüş aldığım çalışmalar yaptım. Elbette çakralara çalışmak da biraz ilginçtir. Danışan belki sadece duygusal bir dengesizlik üzerine bana başvurmuştur ve çakralarıyla alakalı gerekli tespitleri yapıp “Holistik Şifa”ya başlamışızdır. Seans öncesi genel olarak nötrdür ama çalışma sonrası bedensel ağrılar hissedebilir. Enerji, ne kadar alanımızda ve çakralarımızda çalışıyor olsa da bazen duygusal ve/veya zihinsel denge sağlanma sürecinde fiziksel bedenimiz üzerinde de bu tarz ters etkiler deneyimleyebilmek mümkün olabilmektedir. Elbette bu tür etkiler kısa süreli, geçiş etkileridir.

Genel Gerginliği Dengeleme

İngiltere'de yürütülen tek-kör randomize kontrollü bir çalışma, Reiki uygulamasının ruh hali ve genel iyilik hali üzerinde olumlu bir etki taşıdığını bildirmiş [5]. Bu alanda büyük ölçekli, sağlıklı genel yetişkin popülasyonunu kapsayan çalışma sayısı sınırlı olduğundan, bulguyu kesin bir sonuç olarak değil, bir eğilim olarak aktarmak daha doğru olur. Küçük ölçekli bir pilot çalışmada, Reiki uygulaması sırasında kalp atış hızında plasebo grubuna kıyasla bir farklılaşma eğilimi gözlemlenmiş; aradaki fark istatistiksel anlamlılık sınırına oldukça yakın çıksa da kesin bir sonuca varmaya yetecek kadar güçlü bulunmamış [6]. Yine de bu tür fizyolojik ölçümler, bedenin Reiki sırasında bir şekilde yanıt verdiğine dair erken bir ipucu sunuyor.

Tabi kişisel farkındalığımızı tetikte tutup da sürekliliği olan bir gerginliği yaşamaya devam etmek yerine, merkezlenmemize ve dengelenmemize katkı sunabilecek pratiklere yönelmek yerinde olacaktır.

Zihinsel Dağınıklığı Azaltma

Şu anki incelemelerim çerçevesinde direkt olarak "zihinsel durulma" ya da "dağınıklıktan uzaklaşma" hissini ölçen kontrollü bir çalışmaya rastlamadım; mevcut literatürde bu, kaygı ve gevşeme ölçeklerinin bir yan ürünü olarak örtük biçimde geçiyor, ayrı bir başlık olarak çalışılmamış. Yazının yukarısında da bahsettiğim gibi sadece genel reiki çalışma ve pratikleri duygusal ve zihinsel olarak da stabil bir dengede olabilmemize katkı sunabilmektedir.

Uyku Öncesi Gevşeme Sağlama

Reiki ve uyku kalitesi ilişkisini inceleyen birkaç kontrollü çalışma mevcut, ancak hepsi kronik bir rahatsızlığı olan gruplarda yürütülmüş. Multipl Skleroz tanılı bireylerde yapılan randomize kontrollü bir çalışmada, Reiki uygulaması sonrası yorgunluk ve uyku kalitesi ölçeklerinde kontrol grubuna kıyasla istatistiksel olarak anlamlı iyileşme bulunmuş [7]. Epilepsi hastalarında yapılan bir başka çalışmada, Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi'nin uykuya dalma süresi, uyku süresi ve gündüz işlev bozukluğu dahil tüm alt bileşenlerinde anlamlı iyileşme görülmüş [8]; KOAH tanılı hastalarda yürütülen randomize kontrollü bir çalışmada da öz-yeterlik ve ölüm kaygısıyla birlikte uyku kalitesinde plasebo grubuna kıyasla anlamlı fark bulunmuş [9].

Üç çalışmanın da kronik hastalık gruplarında yürütülmüş olması, bulguları sağlıklı genel popülasyona doğrudan genellemeyi güçleştiriyor; ileride bu araştırmalar arttıkça daha net verilerle karşılaşacağımızı umuyorum. Elbette dengeli bir enerji yapıya sahip olmamız, huzurlu bir uykuya geçiş sürecinde bizi destekleyecektir.

Mevcut Tedavilere Risksiz Eşlikçiliği

Reiki, ABD Ulusal Tamamlayıcı ve Alternatif Tıp Merkezi tarafından biyoalan / enerji terapisi kategorisinde sınıflandırılıyor ve literatürde düşük maliyetli, yan etkisi bildirilmemiş bir yöntem olarak tanımlanıyor [1][10]. Bu bir "etkinlik" iddiası değil; var olan tedavi sürecine risksiz biçimde eşlik edebilecek tamamlayıcı bir uygulama olduğuna dair bir gözlem — doktor tedavisinin yerine geçmez, ona eşlik eder. DSÖ'nün 2025-2034 Küresel Geleneksel Tıp Stratejisi, tamamlayıcı tıp uygulamalarının sağlık sistemlerine entegrasyonunu teşvik ediyor; biz de muhtemelen bu konularda biraz daha araştırma göreceğiz.

Peki Reiki enerjileri ile nasıl çalışmak gerekir?

En temel pratikler, kişinin enerji dengesini yeniden inşa etme sürecinde en büyük katkıyı sunmaktadır. Geleneksel Reiki ile çalışan kişilerin en büyük sorunu, uyumlamalarından sonra sadece 21 gün çalışıp mucize beklemeleridir. Yazı içerisinde de ara ara bahsettiğim gibi her kişinin yolu birbirinden farklıdır; benzer görünür ama ruhun tekâmül motivasyonu çok farklı olabilmektedir. Bu sebeple hangi enerji sistemi ile çalışırsanız çalışın, kullandığınız enerji sistemini hayatınızın bir parçası haline getirmeye gayret edin; böylece o ana dengeye giden yola girebilirsiniz.

Her bir çakramızın farklı dinamikler üzerinden bize duygusal ve zihinsel konuda bakış açımızı şekillendirdiğinden bahsetmiştim. Yani kâğıt üzerindeki bilgilerden de öte bugüne kadar gerçekleştirdiğim pek çok seansta ortak olarak gözlemlediğim şunlar oldu; özellikle stres, kaygı, endişe, anksiyete gibi durumlarda öne çıkan dengesiz çakralar karın çakrası, kalp çakrası ve üçüncü göz çakrası oldu. Bu çakralarda dengelenme süreci istenilen seviyelere gelebildiğinde, kişi daha huzurlu ve berrak bir zihne ve bakış açısına sahip olabilmektedir. Elbette bu çalışmalardan alınan faydalar kişiden kişiye göre farklılık gösterdiği için, buradaki süreç farklılık gösterebilmektedir. Sizler de temel pratiklerin yanında özellikle bu üç çakraya yoğunlaşarak dengeleme pratikleri yapabilirsiniz.

Elbette şunu hatırlayın; şifayı bunu talep edenler tezahür ettirir. Hayatınızdaki bir dönüşüm için kararlılıkla hareket etmeniz, hangi metodolojiyi kullanırsanız kullanın size ışıklı bir yol sunacaktır. Reiki enerjileri bu yolda size güçlü bir eşlikçi olacaktır. Elbette gördüğünüz bir tedavi varsa, doktorunuzun bilgisi dahilinde hareket ediyor olmanız en önemlisidir.

Ve tabi hayatınızda bir şeyler yolunda gitmiyorsa, son raddeye gelene kadar direnmek yerine farkındalığınızı eyleme dönüştürün.

Sevgilerimle

Taner Tözün

-----------------------

Kaynakça

  1. Guo X, Long Y, Qin Z, Fan Y. "Therapeutic effects of Reiki on interventions for anxiety: a meta-analysis." BMC Palliative Care, 23:147, 13 Haziran 2024. Capital University of Physical Education and Sports, Pekin, Çin. DOI: 10.1186/s12904-024-01439-x. (13 RCT, 824 katılımcı; PRISMA/PROSPERO kayıtlı.)
  2. Taylan S, Özkan İ. "The effect of reiki on pain, anxiety, and hemodynamic parameters during the perioperative period: a meta-analysis study." Perioperative Care and Operating Room Management, cilt 43, 2026 (erken erişim). Akdeniz Üniversitesi, Türkiye. PROSPERO kayıt no: CRD42024600241.
  3. Yıldırım D, Erceylan M. "The effect of reiki therapy on cancer pain management in palliative care patients: a systematic review." 3. Uluslararası Klinik Hemşirelik Araştırmaları Kongresi Bildiri Kitabı, 2020. İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi, Türkiye.
  4. Ferraz GAR, Rodrigues MRK, Lima SAM, ve ark. "Is reiki or prayer effective in relieving pain during hospitalization for cesarean? A systematic review and meta-analysis of randomized controlled trials." São Paulo Medical Journal, 135(2), Nisan 2017. Botucatu Tıp Fakültesi, UNESP, Brezilya. DOI: 10.1590/1516-3180.2016.0267031116. (Yazarlar kanıtın yüksek yanlılık riski taşıdığını kendileri belirtmiş.)
  5. Bowden D, Goddard L, Gruzelier J. "A randomised controlled single-blind trial of the efficacy of Reiki at Benefitting Mood and Well-Being." Evidence-Based Complementary and Alternative Medicine, 2011. Goldsmiths, University of London, İngiltere. DOI: 10.1155/2011/381862.
  6. Bat N. "The effects of reiki on heart rate, blood pressure, body temperature, and stress levels: a pilot randomized, double-blinded, and placebo-controlled study." Complementary Therapies in Clinical Practice, 2021. Bastyr Üniversitesi, ABD. DOI: 10.1016/j.ctcp.2021.101328. (n=48; kalp hızında p=0.053 — anlamlılığa yakın ama kesin değil.)
  7. Turan GB, Özer Z, Arıkan E. "The effect of reiki on fatigue and sleep quality in individuals with multiple sclerosis: a randomised controlled study." EXPLORE, 20(6):103018, Kasım-Aralık 2024. İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi / Fırat Üniversitesi, Türkiye. DOI: 10.1016/j.explore.2024.103018.
  8. "The effects of Reiki application on sleep and quality of life in patients with epilepsy." 2024. Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi (PSQI) ve QOLIE-31 ölçekleri kullanılmış, randomize kontrollü çalışma.
  9. Ünal Aslan KS, Çetinkaya F. "The effect of reiki on the self-efficacy, death anxiety, and sleep quality of patients diagnosed with chronic obstructive pulmonary disease: a randomized-controlled study." Holistic Nursing Practice, 2024. Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi / Aksaray Üniversitesi, Türkiye. DOI: 10.1097/HNP.0000000000000694. (n=75.)
  10. ABD Ulusal Tamamlayıcı ve Alternatif Tıp Merkezi (NCCAM) sınıflandırması; kaynak [1]'in giriş bölümünde aktarılmıştır.
Yazar

Taner Tözün